Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

13 Ocak 2011 Perşembe

Aspapirine {300 mg 100 Tablet Clic-loc kapaklı plastik şişe} Hakkında

Formülü:
Bir tablet BP. 300 mg. Asetil Salisilik Asit içerir.
Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
Aspapirine tablet baş; diş, kulak, kas ve eklem ağrıları ile romatizma, lumbago, siyatik ve mestrüel ağrıların giderilmesinde kullanılır. Ayrıca soğuk algınlığı gribal enfeksiyonlar sırasında görülen ağrı ve ateşin önlenmesinde ve hekim tavsiyesi ile antiagregan olarak kullanılır.
Kontrendikasyonları:
Aspapirine tablet salisilatlara karşı aşırı duyarlılığı olanlarda, mide ve doudenum ülseri, karaciğer yetmezliği ile kanamaya meyilli olanlarda kullanılmamalıdır.
Uyarılar/Önlemler:
Hamileliğin son üç ayında kullanılmamalıdır.
Emziren anneler yüksek dozda kullanmamalıdır. ÇOCUKLAR VE GENÇLERDE YÜKSEK ATEŞTE, REYE SENDROMU KONUSUNDA DOKTORA DANIŞMADAN ALINMAMALIDIR.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Gastrointestinal sistem : Bulantı, hazımsızlık, epigastrik ağrı ve iştahsızlık.
Dermatolojik : Ciltte kızarıklıklar, kronik Ürtikerden Şikayetçi olan
hastalarda anjiyo ödem.
Hepatik : Yüksek dozların kullanılması sonucu reversibi hepatik disfonksiyon.
Hemayolojik :Kanama zamanında artış, lökopeni, trombositemi, purpura,plazma demir düzeylerinde azalma, ateş ve susama hali görülebilir. Ayrıca aşırı duyarlık sonucu nadiren ciddi alerjik ve anaflaktik reaksiyonlar
ortaya çıkabilir. Bu tür reaksiyonlar daha çok nasal polip, astım ve rinit şikayeti olan hastalarda görülebilir.
Yüksek dozların uzun süre kullanılması sonucu baş dönmesi, işitme kaybı, bulantı ve kusma, ishal, mental konfüzyon, baş ağrısı, terleme gibi belirtiler gösteren salisilizm tablosu ve renal papiler nekroz oluşabilir.
İlaç etkileşimleri:
Kortikosteroidlerle birlikte kullanımı, salisilatların klerensinin artması sonucu plazma düzeyinin düşmesine neden olur.
Salisilatlarla birlikte alkol kullanımı gastrointestinal ülserasyon riskini artırır. ACE inhibitörleri ile birlikte kullanımı salisilatların prostaglandin sentezini inhibe edici etkileri nedeniyle antihipertansif etkisini azalmaya sebep olabilir. Salisilatlar spironolaktonun diüretik etkisini inhibe edebilirler. Methotraksat ile birlikte kullanımı sonucu ilacın serum düzeylerinde ve dolayısıyla toksisitelerinde artış meydana gelebilir.
Kullanım şekli ve dozu:
Yetişkinlerde: Günde 4 defaya kadar 1 veya 2 tablet 4 saat arayla alınır.
4-6 yaş arası Çocuklarda: ½ -1 tablet
6-12 yaş arası Çocuklarda: 1-1, ½ tablet
4 yaşından küçüklere verilmez.
Antiagregan olarak hekim tarafından başka türlü önerilmemiş ise günde 1 defa 1 tablet alınır.
Romatizmal hastalıklarda: Erişkinler akut romatizmal hastalıklarda bölünmüş dozlar halinde günde 4-8 g.
Kronik romatizmal hastalıklarda ise yine 4 saat aralıklarla 5.4 g'a kadar alabilirler. Çocukların romatizmal hastalıkları sırasında bölünmüş dozlar halinde günlük 60-80 mg./kg. dozunda kullanılabilir. Akut durumlarda başlangıç dozu günlük 125 mg/kg'a kadar çıkarılabilir.

Doz Aşımı ve Tedavisi:
Akut aşırı doz alımlarında midenin derhal boşaltılması gerekir. Bu amaçla hasta ya kusturulmalı ya da mide lavajı yapılmalıdır.
Şiddetli zehirlenmelerde (plazma salisilat düzeyleri erişkinlerde 500 mcg/ml'nin)
Çocuklarda(300 mcg/ml'nin üzerinde) zorlu alkali diürez sağlanmalıdır. Bu durumlarda plazma elketrolitleri (özellikle potasyum) ve asit-baz dengesi yakından izlenmelidir. Hemodiyaliz ya da peritoneal diyaliz uygulaması da gerekebilir.

Aspimirin 100 Tablet Hakkında

Formülü:
Acetylsalicylic acid, 300 mg
Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
Baş,diş,kulak,boğaz,kas ve eklem ağrılarıyla romatizma, lumbago,siyatik, nevralji ağrılarının giderilmesinde ve gripal enfeksiyonarda ateş düşürülmesinde endikedir.Preparat antiagregan olarak da kullanılır.
Kontrendikasyonları:
Etken maddeye duyarlı olanlarla hemofili hastalarında ve G.İ. kanamalarda.
Uyarılar/Önlemler:
Viral enfeksiyonlarda kullanılmamalıdır.Çocuklarda Reye sendromuna karşı dikkatli olunmalıdır. Hepatik ve renal yetmezliği olanlarla, dehidrate hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Cilt döküntüsü, anjionörotik ödem, rinit,allerjik reaksiyonlar, G.i belirtiler,lökopeni,trombositemi ve iştahsızlık.
İlaç etkileşimleri:
Kortikosteroid, alkol, ACE inhibitörleri,spirinolakton ve metotreksatla birlikte kullanılmamalıdır.
Kullanım şekli ve dozu:
Günlük doz erişkinlerde 1-4x1-2 tablettir.Maksimum günlük doz 4 g'dır.Antiagregan olarak günde 1 tablet kullanılır.

11 Ocak 2011 Salı

Asabrin 500 Mg 20 Tablet Hakkında

Her bir laklı tablet
Asetilsalisilik asit 500 mg;
Boyar madde FDC No.5 içerir.
Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
- Akut ve kronik romatizmal enflamasyona bağlı durumları (artrit gibi)
- Hafif ve orta şiddetteki ağrılar (migren, nevralji, diş ağrısı)
- Nezle, grip hali ve hafif enfeksiyonlarda görülen, ağrılı ve ateşli durumların tedavisinde
endikedir.
Kontrendikasyonları:
Asetilsalisilik asit ve diğer steroid olmayan antienflamatuar ajanlara karşı aşırı duyarlılığı olanlarda, gastrointestinal kanama geçirmiş olanlarda; hemofili, hipotrombinemi gibi hemorajik rahatsızlığı olanlarda kullanılmamalıdır.
Uyarılar/Önlemler:
- Süt veren anneler tarafından kullanılmamalıdır.
- Hamilelikte kullanım güvenilirliği kanıtlanmadığından tavsiye edilmez.
- Suçiçeği ve grip vakalarında, yüksek ateşte, Reye Sendromu konusunda çocuk ve gençlerde
18 yaşından küçüklerde) hekime danışılmadan kullanılmamalıdır.
- Salisilatlar tiroid fonksiyon testlerini değiştirebilirler.
- Salisilatlar karaciğer harabiyeti olanlarda ayrıca cerrahi müdahale geçirecek kişilerde
dikkatle kullanılmalıdır.
- Astma, nazal polip veya nazal allerjisi olanlarda ve böbrek yetersizliği durumunda dikkatle kullanılmalıdır.
- Enterik kaplı olmayan tabletlere oranla mide tahrişi olasılığı az ise de, barsak ülseri olanlarda doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Bu nedenle gastrik şikayetleri, ülseri olan veya
kanama geçirmiş kişilerde dikkatle kullanılmalıdır.
- Mide pH' ının yükselmesi preparatın kaplı tabakasını etkileyebileceğinden antiasitlerle
beraber kullanılmamalıdır.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Asetilsalisilik asidin en sık görülen yan etkileri sindirim sistemi üzerindedir. Enterik kaplı tablette mide üzerine direkt tahriş etkisi büyük oranda önlenmiş olmakla birlikte gastrointestinal kanamaya, ülserasyona neden olabilir. Kulakta çınlama, vertigo, reversible duyma kaybı.
Hematolojik; kanama zamanının uzaması, lökopeni, trombositopeni, plazma demir konsantrasyonunda düşme;
Dermatolojik hassasiyet; ürtiker, prurit, anjiyoödem, astma, anaflaksi görülebilir.
İlaç etkileşimleri:
Asetilsalisilik asit plazma protrombin konsantrasyonunu azaltması nedeniyle antikoagülanların etkisini potansiyalize eder. Salisilatlar küçük dozlarda probenesid ve sülfinpirazonun ürikozürik etkisini azaltır. Spironolaktonla oluşan sodyum itrahı, salisilat varlığında azalabilir. Alkol ve kortikosteroidlerle birlikte kullanımı gastrointestinal sistemde kanama ihtimalini artırır. Pirazolon türevleriyle birilikte kullanımı gastrointestinal ülserasyon riskini artırır. Üriner alkalileştiriciler salisilatın böbrekten atılım hızını artırarak, fenobarbital enzim indüksiyonuyla, propanolol bazı reseptörlere kompetitif etki nedeniyle asetilsalisilik asitin etkisini azaltırlar.
Kullanım şekli ve dozu:
Doktor tarafından farklı bir şekilde önerilmediyse;
Günde 3 defa 1-2 tablet çiğnenmeden, bol su ile yutulmalıdır.
Romatizmal ağrılarda doz doktor tavsiyesi ile günde 4 defa 2 tablete çıkabilir.
7-15 yaş arasındakilere günde 1 veya 2 defa 1-2 tablet verilebilir.
7 yaşından küçüklerde kullanılmamalıdır.
DOZ AŞIMI:
Yüksek doz alındığında baş dönmesi, kulak çınlaması, terleme, bulantı, kusma, konfüzyon, hiperventilasyon, dehidratasyon, gibi salisizm belirtileri görülebilir.
Çok yüksek dozlarda merkezi sinir sistemi depresyonuna koma, solunum yetmezliği ve kollapsa yol açabilir.
Tedavide hemen mide boşaltılır (hasta deprese değilse) ve kuvvetli alkali diürez sağlanır. Bazı ciddi durumlarda hemodializ gerekli olabilir.

Artu 100 Ml Şurup Hakkında

Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
Allerjik rinit, kronik bronşit, saman nezlesi, sigara öksürükleri ve üst solunum yolu enfeksiyonunda endikedir.
Kontrendikasyonları:
Yeni doğanlarda, prematüre bebeklerde, gebelikte ve laktasyonda, hipertansiyonda, glokomda ve kardiyovasküler hastalıklarda kontrendikedir.
Uyarılar/Önlemler:
MAO inhibitörleri, alkol, trankilizan ve hipnotiklerle birlikte kullanılmamalıdır. Diyabetli hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Taşıt kullanmak gibi dikkat gerektiren işler yapılmamalıdır.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Bulantı, kusma, taşikardi, uyuşukluk ve idrar retansiyonu gibi yan etkiler görülebilir.

İlaç etkileşimleri:
Amidorane ile birlikte kullanılmaz.
Birliktre kullanımında dikkat edilecek hususlar:
Calcium kanal blokerlerei: Otomasite bozuklukları, S-A ve A-V ileti bozuklukları riskleri kardiak güçsüzlük olasılığı. Bu durumlarda klinik ve EKG takip tedavinin başında gereklidir.
Kinidin : Klinik ve EKg takip gerektiren ileti ve otomatiside bozuklukları riski.
Uçucu halojenik anestetikler: Beta-blokerler kompasasyonunun kardiovasküler reaksiyonlearını azaltır. Beta inhibisyonu, beta sitmülanının müdahalesi süresince otadan kalkabilir ve beta-blokerl tedavisini durdurmamak bu konuda anestezistin uyarılması gerekir.
Aliminyum hidroksid beta-blokerlerin sindirim sisteminden emilimimni azaltmaktadır. antsiatit preperatların bir süre sonra alınması uygundur.
İnsülin veya oral yoldan antidiabetik tedavi görenlerde oluşabilecek bir hipogliseminin artma riski az da olsa vardır. ve palpitasyon dışında bunu gösteren belirtiler görülebilir. Her diabetli hastada beta-bloker vakit. hastanın bu konudan haberdar edilmesi ve özellikle tedavinin başlangıcında kan takibi konusunda uyarılmalıdır.
Birlikte kullanımda dikkat edilmesi gereken hususlar:
Non steroid antienflamatuarlar: Diüretik ve/veyaantihipertansif etkiyi azaltma
Nörolopetikler: Antihipertansif etki ve artan ortostatik hipotansiyon riski
Nifedipine : Hipotansiyon riski, latent veya kontrol altına alınamamış kalp yetmazliği olanlarda kalbin gücünün azalmasıve ortostatik hipotansiyon riski.
Kullanım şekli ve dozu:
Erişkinlerde 3x3 ölçek ve çocuklarda 3x1/2-1 ölçek/gün dozda yemeklerden yarım saat sonra kullanılır.

1 Ocak 2011 Cumartesi

TV'yi Yakından Seyretmenin Zararı

"Uzağı net görememek" olarak tanımlanan miyopi, doğuştan olabileceği gibi, erişkinlik çağlarında da başlayabiliyor. 7-16 yaşları arasında başlayan miyopiye ise "okul miyopisi" adı veriliyor.

Acıbadem Maslak Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Banu Coşar; "Ebeveynler ve öğretmenler de gerek çocuğun gözünü kısmasından, gerekse tahtayı iyi okuyamamasından veya televizyonu yakından seyretmesinden göz bozukluğunu tahmin edebiliyor." dedi. Coşar, ancak sadece tek göz bozuksa bu durumun kolay tespit edilemediğini, erken tedavi edilmediği için de göz tembelliğine yol açtığını ifade etti. Coşar, pek çok bilimsel çalışmada, miyop çocukların zekâ katsayılarının (IQ) normalden 7-8 puan daha fazla bulunduğunu belirterek, "Bu istatistikler 2 türlü açıklanabilir: 'Ya miyopi ile zekâ geni aynı kromozomda birlikte kalıtlanıyor ya da daha zeki olanlar okumayla daha çok zaman harcıyor ve gözde miyopi oluşuyor." diye konuştu.

Doğru bilinen yanlışlar

Yanlış: Miyopi için düşük numaralı gözlük takılırsa numaralar daha az ilerler.

Doğrusu: Gözde mevcut numaralar ne ise ona uygun numara kullanılmalı.

Yanlış: Miyopi için sürekli gözlük takılmasına gerek yok.

Doğrusu: Çocukluk döneminde, doktorun önerdiği gözlükler sürekli takılmalı.

Yanlış: Yaş ilerledikçe miyopi azalır.

Doğrusu: Miyopi ilerleyen yaşla birlikte azalmaz.

İlaç-İncir İlişkisi

California İncir Danışma Kurulu tarafından yapılan araştırmada kuru incirin "adeta doğadaki en mükemmel" meyve olduğu ifade edildi.

Daha çok kuru gıdaların tüketildiği kış mevsiminde insanlarda en sık rastlanan şikayetler arasında yer alan kabızlık ve barsak tembelliğine karşı en etkili ve en doğal çözümün kuru incir tüketim olduğu belirtildi.

Kuru incir sektöründe söz sahibi olan Akça Holding Kuru Meyve İşletmeleri incirin faydaları ile ilgili yapılan araştırmaları derledi. Firmanın Genel Müdürü Melih Akça, Avrupa'da doktor tavsiyesi ile incir tüketimi olduğunu, ancak yılın yaklaşık 6 ayı kuru gıda tüketmek zorunda kalan ülkemizin Doğu illerinde incirin bu özelliğinin bilinmediğini belirtti.

California İncir Danışma Kurulu tarafından yapılan araştırmalara göre incirden "Adeta doğanın en mükemmel meyvesi" olarak bahsedildiğini belirten Akça Holding Kuru Meyve İşletmeleri Genel Müdürü Melih Akça, "California İncir Danışma Kurulu'na (California Fig Advisory Board) göre, meyvelerde ve sebzelerde bulunan antioksidanların insanları birçok hastalıktan koruduğuna inanılmaktadır. Antioksidanlar, vücudumuzdaki kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan veya dışardan alınan zararlı maddeleri (serbest radikalleri) etkisiz hale getirirler ve hücrenin tahrip edilmesini engellemiş olurlar. Scranton Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmada, kuru incirin, antioksidan bakımından zengin fenol bileşimine diğer meyvelere göre çok daha fazla sahip olduğu belirlenmiştir. Fenol, mikroorganizmaları öldürücü -antiseptik- bir madde olarak kullanılmaktadır. Scranton Üniversitesi'nde yapılan değerlendirmelere göre, İncirdeki fenol miktarı, diğer meyvelerle kıyaslandığında çok daha fazladır. Yapılan araştırmalar sonucu incir, insanoğlunun bildiği en eski meyvelerden biri olmasına rağmen, gıda üreticileri tarafından yeniden keşfedilmektedir. Çünkü besin değerinin yüksek olması,sağlık için faydaları, bu meyveye ayrı bir önem kazandırmaktadır" dedi.

İLAÇ YERİNE DE YENEBİLİR

Özellikle kış mevsiminde beslenmeden kaynaklı kabızlık sorununun ciddi orada arttığı ülkemizde bu sorunun incir tüketimi ile çözülebileceğinin bilim camiasınca kanıtlandığını ifade eden Akça, "İncir herhangi bir meyve ya da sebzeye göre en yüksek lif içeriğine sahiptir. Sadece 1 adet kuru incir 2 gram lif sağlamaktadır ki bu tavsiye edilen günlük ihtiyacın yüzde 20'si'dir. Son 10-15 yılda yapılan araştırmalar, bitkisel gıdalarda bulunan liflerin sindirim sisteminin düzgün olarak çalışması açısından çok önemli olduklarını ortaya koymuştur. Besin olarak alınan lifin sindirime yardımcı olduğu ve bazı kanser türlerinin riskini azaltmada etkili olduğu bilinmektedir. Beslenme uzmanları lif alımını artırmanın ideal bir yolu olarak, lif açısından zengin olan incir tüketimini tavsiye etmektedirler" diyerek özellikle kış mevsiminde kabızlık sorunu yaşayanların kuru incirle rahatlayabileceğini ifade etti.

Çocuklarımızın Yanında Dikkat Etmemiz Gereken Hususlar

Yeni çocuk sahibi olan anne-babalar hayatlarını yeniden şekillendirir. Uyku, iş, yeme alışkanlıkları, boş zamanlar, tatiller çocuklar için düzenlenir.


Çocukları için hayatında bazı değişiklikler yapan babalardan biri Sefer Kayaoğlu (35). Kayaoğlu, 2 yıl önce evlenip çocuk sahibi olma kararıyla hayatında bazı değişiklikler yapar. Yeni bir aile kurmaya hazırlanan Kayaoğlu, müstakbel eşine ve sahip olacağı çocuğuna haksızlık yapmamak için sigarayı bırakır. Özel bir televizyon kanalında program spikerliği yapan Sefer Kayaoğlu'nun 1 yaşında kızı var. Kayaoğlu, "Küçücük kızıma kötü örnek olmamak adına o daha doğmadan sigarasız hayatı tercih ettim. Kızımı mümkün olduğu kadarıyla sigaralı ortamlardan uzak tutuyorum." diyor. 6 buçuk yıl sigara içtiğini belirten Kayaoğlu, sigarayı bırakma kararında müstakbel eşine ve sahip olacağı çocuğa haksızlık yapmama düşüncesinin etkili olduğunu söylüyor. Kayaoğlu, sigarayı bıraktıktan sonraki kazanımları ise, "Sigarayı bıraktıktan sonra gece uykularım düzene girdi, kötü kokulardan kurtulmuş oldum. Herhangi bir şey olduğunda eşim, 'Sen sigarayı bırakmış bir insansın, bunu mu başaramayacaksın?' diyor. Eşimin bana o konudaki güveni çok güzel." cümleleriyle anlatıyor.

Aileler, yeni aldıkları eşyaya verdiği önemi çocuklarına karşı veremiyor 

Uzman psikolog Mehtap Kayaoğlu ise çocuk sahibi olan ailelerin önce anne-baba olduklarının farkına varması gerektiğini söylüyor. Çocuklarda değiştirilmek istenen şeyleri önce anne-babaların değiştirmesinin çocuk eğitiminin olmazsa olmazlarından olduğunu belirten Kayaoğlu, "Elinde sigarası olan bir babanın oğluna 'İçme yavrum bu pis şeyi! Bak ben başladım bırakamıyorum, ben ettim sen etme!' demesi işe yaramaz. Çünkü çocuklar yetişirken, yetişkinlerden kendilerine yol göstermelerini beklerler. Örneklere gereksinim duyarlar. İzleyerek gördüğünden çok hızlı etkilenirler. İnsan bu! Duyduğunu unutur. Gördüğünü hatırlar. Yaptığını hiç unutmaz." diye konuşuyor.

Aile bireyleri çocukların yanında nelere dikkat etmeli?

Aile içi mahremiyete önem verilmeli.

Evde güzel kelimelerle konuşulmalı, örneğin birine sinirlenildiğinde o kişinin arkasından çocukların yanında atılıp tutulmamalı.

Üzüntülü durumlar abartılmamalı. Problemle karşılaşıldığında 'Hay Allah! Neyse dur şöyle yapayım, hemen düzelir' gibi olumlu bir hava estirerek çözümlenmeli.

Bir şeyler önerilmeden ziyade örnek olunmalı, çünkü çocuklar deneme ve taklit yoluyla büyürler.

Çocuklara nasihat ederken kısa ve öz konuşulmalı, ancak onlarla havadan sudan konuşmalar da ihmal edilmemeli.

Tatlı ama yaptırımcı ses tonu kullanılmalı, çok azarlayıp bağırmamalı. Aksi halde çocuklar laf arsızı olur.

Her şeyi birden öğretmeye çalışmamalı. Önem ve uygulamadaki kolaylık sırası tespit edilmeli ve adım adım düzenleme yapılmalı.